Geçtiğimiz hafta Tempo Dergisi 'evlilik' konusunu kapağına taşıyarak, 'Evliliğin sonu mu geliyor?' sorgulamasını başlattı. Öyle ya, yapılan bir araştırma Türkiye'de evlenenlerin oranının son 27 yılda yüzde 8.5 düştüğünü gösteriyordu. Ekonomik zorluklar; boşanmaların artması; giderek daha fazla insanın bekar kalmayı tercih etmesi evliliğe kan kaybettiriyordu. Dergide, ünlü bekarların evlilik hakkındaki görüşleriyle ilgili bölümü okurken siyaset bilimci Hasan Bülent Kahraman'ın söylediği şu cümle özellikle dikkatimi çekti: 'Dünyada insanı ilgilendiren her türlü ilişki şekli değişti, on binlerce senelik bir kurum olan evlilik hemen hemen aynı kaldı.'
Hadi diğer ilişkileri şimdilik bir kenara bırakıp, kadın-erkek ilişkisine bakalım. Bırakın annelerimizin zamanını, on sene önceki ilişkilere bile benzemiyor şimdiki ilişkiler. Gizem, aidiyet, güven, özel hayat ve aşk kavramları yeniden tanımlanmaya, dönüşmeye başlıyor. Artık herkes kendi özelini büyük bir iştahla teşhir ediyor. (Bkz. Facebook) Herkes birbirine bir tuşla ulaşabiliyor. Birini tanımak için emek sarf etmek, karşılıklı güven sağlayabilmek için uzun zamanların geçmesini beklemek yok artık.
Kıskançlıklar, kavga sebepleri bile değişiyor. Bir zamanların 'Yoldan geçen kıza baktın.', 'Cafede niye o adamın yanına oturdun?' kavgaları şimdi 'Facebook'ta konuştuğun o kız kim?','Bu herif sana niye mail atmış?' tan çıkıyor. Çevremdeki çiftler Facebook yüzünden birbirine giriyor. Evli bir arkadaşım, eşinin Facebook şifresini öğrenebilmek için onu boşanmakla tehdit ediyor. Başka bir arkadaşım, nişanlısının Facebook'ta yazıştığı kızların resimlerini görüp kıskançlık krizine girerek nişanı bozuyor. Diğer bir arkadaşım, erkek arkadaşı, kendi sayfasına birlikte çekilmiş fotoğraflarını koymadığı için günlerce ağlıyor. Sevdiğinin Facebook şifresini bilen, saatlerce ekran karşısında dedektiflik yapıyor, bilmeyen şüpheden kuduruyor.
Bu zamanda bir ilişkiyi ruh sağlığını bozmadan yürütebilmek büyük çaba istiyor. Tabii ki ilişkiler sadece Facebook yüzünden bozulmuyor. Ancak Facebook, zamanımızın yaşam biçimini temsil eden en iyi örneklerden biri olduğu için, çıkarımlar yapmamıza yardımcı oluyor. Hadi size bir müjde vereyim, uzmanlar küresel internet sisteminin 2010 yılına kadar çökebileceğini söylüyor.
Evlilik kurumu mu? O güne kadar daha da kan kaybedecek gibi görünüyor.
