‘En sosyal duygumuz, belki de utançtır, çünkü davranışlarımızı ve insanlarla olan ilişkilerimizi düzenler. Bir başkasıyla ilişkiye geçtiğimizde hissederiz bu duyguyu ancak. Başkasının bilmediği hiçbir şey utandırmaz bizi...’ Bu cümleler bir terapistin arka bahçesinden... Alper Hasanoğlu’nun ‘Bir Terapistin Arka Bahçesi’ kitabından. Kitabı ‘Ben’, ‘İkimiz’ ve ‘Hepimiz’ diye üç ana bölüme ayırmış Hasanoğlu. İlk bölümde hayatın anlamı, aşk, can sıkıntısı, içimizdeki şiddet gibi konuları ele almış.
İkinci bölümde evlilik ve sadakatsizliği anlatmış. Üçüncü bölümde ise Batı Psikiyatrisinin Doğulu Bireye ne verebileceğini sorgulamış ve göç psikolojisinden bahsetmiş. Altını çize çize, sindire sindire okumak isteyeceğiniz türden bir kitap bu. Özellikle ‘aşk’ ile ilgili kısımları çarpıcı. Yine de benim en çok hoşuma giden yazılarından biri ‘okuma’ tutkusunu anlattığı ‘Oral Takıntılarımız: Mesela Okumak’ yazısı. Orada bir ipucu da veriyor Hasanoğlu mesleğiyle ilgili ‘...
Sahaflardaki ikinci el kitapların içinde eğer ilk okurun ismi ve bir de altları çizili satırlar varsa... O garip haz duygusu, sanki bir hayatı gözlemliyormuşum gibi gizlice. O yüzden de terapist oldum biraz. Hayatları gözleyebilmek ve kıyısından dahil olabilmek için. Yalnızlığın da paylaşılır olduğunu, şairlerin hep doğruyu söylemediğini kanıtlamak için...’ Velhasıl kelam, insana ve insan olmaya dair bir dolu sır ve duyguyla dolu bir arka bahçe burası... ’Gezip keşfetmeye değer’ derim...
