Bir bayram klasiğidir Darülaceze haberleri. Bir bayram daha buruk geçmiştir huzurevinde. Huzurevi sakinlerinin hiç değilse resmi makamlardakiler tarafından ziyaret edilmekle avundukları belirtilir bu tür haberlerde. Elindeki bir demet çiçeği yaşlı bir teyzeye uzatan ‘duyarlı’ büyüklerimiz olur genelde bu haberlerin fotoğraflarında. Aslına bakarsanız, bayramı buruk geçenler sadece huzurevlerindekiler değil. Genç kuşaklar da bir o kadar ‘unutularak’ ve ‘unutarak’, ‘yalnız’ yaşıyorlar bayramı.

Belki tek fark, ‘yalnızlıklarının’ farkında olmamaları. Toplu SMS’leri ‘hatırlanmak’ ve ‘hatırlamak’ sayar, sosyal paylaşım dünyalarında ‘fotoğrafları’ aracılığıyla bayramlaşırken ‘yalnız’ olmadıklarını sanmaları... ‘Modern zamanlarda bayram’a dair en çarpıcı yorumlardan biri, yine bir modern zaman iletişim şekli olan Twitter aracılığıyla geliyor: ‘Günlük koşuşturmaca ‘hayat’ı gasp edip, her şeyi ‘sistem’e teslim ediyor. Bayram, ‘hayat’ın hakkı olanın ‘sistem’den geri alınmasının öğretisidir’ diyor siyasetçi Ömer Çelik. Hayatın hakkı olanın ne olduğunu çoktan unuttuğumuz için, sistemden neyi geri alacağımızı bilemesek de, ‘modern zamanlar’ın derinleştirdiği yalnızlığımızda, zaten her bayram bir şekilde buruk değil mi hepimize?