Koca bir yaz bitti, medar-ı iftiharımız, ‘yaşam guru’muz, ünlü Türk büyüğümüz Mehmet Öz’ün sağlıklı yaşam tavsiyeleri hala bitmedi. Efendim, ‘yaz’ diyorum, çünkü ben ‘yaz’ın geldiğini genellikle medyada Mehmet Öz haberlerinin başlamasıyla anlıyorum. ABD’de yaşayan Profesör Öz memlekete ayak basar basmaz başlıyor haberler, sonbahar gelene kadar gırla gidiyor ‘öz’lü tavsiyeler.
En son ne diyordu bakayım, ‘Günde 13 ceviz yiyin’. Peki yiyelim, başka? ‘Elinize bir kase yoğurt alın ve gülümseyin’. Niye? ‘Formunuzu korumanıza yardımcı olduğu ya da lezzetli olduğu için değil, gülümsemenizin her zaman mükemmel kalmasını sağladığı için’. Meğer yoğurt yiyen insanlar, yemeyenlere göre daha az diş eti çekilmesi sorunu yaşıyormuş. Yoğurdun gülümsemeye katkısı, sağlıklı diş ve diş etleriymiş.
İyi, güzel, hoş diyor da, ‘Kadıya göre bağla başını, bebene göre pişir aşını’ diye de bir tabir var. Bu tavsiyeler, doktorumuzun yaşadığı Amerikan dünyasında çok kıymetli, çok anlamlı olabilir ama insanlarının temel besinlerden bile yoksun yaşadığı; sel içinde yüzdüğü; hatta öldüğü; perişanlığın dibe vurduğu memleketimde, biraz ‘komik’ kaçmıyor mu?
Allah aşkına, ne cevizi, ne yoğurdu, ne gülümsemesi, ne diş eti! Sayın Öz, plastik gülümsemesini ve tavsiyelerini, bunların kıymetini takdir etmesini bilen ABD’lilere saklamalı.
