Kim demiş sadece kadınlar eziliyor diye? Erkekler de bal gibi eziliyorlar. Üstelik onları ezen ‘erkeklik’ olgusunun ta kendisi. Son dönemde bazı akademisyenler ‘erkeklik’ üzerine yaptıkları çalışmalarda ‘erkeklik en çok da erkekleri eziyor’ sonucuna varıyorlar. Toplum içindeki ‘ideal erkek modeli’nin erkekler üzerinde sinsi bir baskı yarattığını söylüyorlar.

Erkek olmak kolay bir şey değil. Bir kere erkek adam ağlamaz. Erkek adam korkmaz. Birisi ona diklenirse o da hemen diklenmelidir. Kadınının namusu ondan sorulur. Mahallenin namusu ona emanettir. Namusu için, şerefi için, töresi için, ülkesi için gerekirse gözünü kırpmadan cinayet işlemelidir. Ölmekten de öldürmekten de çekinmemelidir.

Kadına benzetilmek onun için en büyük hakaret olmalıdır. Birisi ona ‘Sen de erkek misin?’ dediğinde çıldırması gerekir. Erkekliği onun için sürekli olarak savunulması gereken bir şeydir. Şiddet uygulamasa bile her an uygulayabilir olmalıdır. Gerekirse sevdiği kadını bile dövmek zorunda kalabilir. Babasından öyle görmüştür, başka bir sevme şekli bilmez, töresi bunu gerektirir.

Öte yandan erkekler sadece psikolojik olarak değil, zaman zaman fiziksel anlamda da şiddete uğramaktadır. Türkiye’nin ilk erkek sığınma evinin başkanı Hayrettin Bulan: ‘Erkekler de mağdur duruma düşüyor, aldatılıyor, sokağa atılıyor, terk ediliyor, şiddet görüyor. Onlar da töre ve namus bahaneleriyle öldürülüyor, onların da sevgiye, ilgiye ve yardıma ihtiyacı var’ derken bir ezberimiz daha bozulmaktadır.

Velhasıl erkekler de ezilmektedir.