Fareleri üç gruba ayırıyorlar. İlk grubu sağlıklı gıdalarla besliyor; ikinci gruba sınırlı miktarda abur cubur yiyecek; üçüncü gruba da sınırsız miktarda kek, börek, jambon, çikolata gibi abur cuburlar veriyorlar.
İlk iki grupta olumsuz bir tepki meydana gelmezken, üçüncü grubun hızla kilo aldığı ve beyin devrelerinin zayıfladığı gözlemleniyor. Tıpkı sigara ve uyuşturucu bağımlılarında olduğu gibi. O kadar bağımlı hale geliyorlar ki, abur cubur kesilince iki hafta süresince normal gıda yemeyi reddediyorlar.
Bağımlılığı ölçmek için, abur cubur verilen farelerin ayakları arasında ışık yakarak acı hissetmelerini sağlayan bilim adamları, normal farelerin ışık yanar yanmaz kaçtıklarını, obez farelerin ise acıya rağmen abur cuburu yediklerini gözlemliyorlar.
Ve bilim adamları, bu tür çok kalorili gıdalar tüketme alışkanlığından kurtulmanın, tıpkı uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak kadar zor olduğu sonucuna varıyorlar.
Modernleştikçe özgürleştiğimizi sanıyoruz ya biz, aslında modernleştikçe bağımlılıklarımızın kölesi haline geliyoruz. İstediğimiz her bilgiye, istediğimiz an kavuşma, istediğimiz her yere gitme, istediğimiz kadar mobil olmayı özgürleşmek sayıyoruz.
Oysa cep telefonumuzu evde unuttuğumuzda elimiz ayağımız birbirine dolanıyor, internet erişimimiz olmadığında ne yapacağımızı bilemeyip paniğe kapılıyoruz. Kimimiz telefona, kimimiz internete, kimimiz abur cubura, kimimiz alışverişe, bir şekilde bağımlıyız hepimiz.
Ve modernleştikçe artan, aslında özgürlüğümüz değil, bağımlıklarımız…
