Aslında Neco'yla ilgili 'Bir adam vardı, canı sıkılan' başlıklı bir yazı yazacaktım. Ama gazetelerde 'Neco sendromu' diye bir tanımla karşılaşınca, 'Şimdi bunlar sendromları da birbirine karıştırırlar' dedim ve konuyu sendromlar açısından incelemeye karar verdim. Şimdi efendim; son günlerin en çok konuşulan konusu olan 'azgın teke sendromu' başkadır, 'Neco sendromu' başka…
'Azgın teke sendromu', 60 ından sonra azıp 20 lik kızlarla beraber olmaya başlayan erkekler için kullanılmaktadır. Burada söz konusu olan daha çok gençlikte yaşananlara duyulan bir özlem duygusu ve gençliği genç kızlar aracılığıyla geri getirme arzusudur.
Oysa 'Neco sendromu' bambaşkadır. Burada asıl olan gençlik, cinsellik vs. değil, başka bir hayat modeline geçmek isteme arzusudur. Ortada 30 yıl boyunca sürdürdüğü sorumluklarından ve yaşadığı hayat şeklinden sıkılmış bir adam vardır. Bu adam hayatının geri kalan kısmını daha farklı yaşamak istemektedir. Dikkat edin, amacı gençliğine dönmek falan değildir. Olgunluk dönemini, daha sade, daha sakin, daha huzurlu bir düzen içerisinde denizin, doğanın, samimi dostlukların tadını çıkararak geçirmek istemektedir. Ve bütün bunları paylaşabileceği bir kadın vardır yanında.
Teoride, Neco da dahil, herkesin bir gün sıkılıp gitme hakkı vardır. Buna kimsenin diyecek lafı olamaz. Neco ne ilk gidendir, ne son. Pratikte bu konu oldukça sancılı yaşanmaktadır, o ayrı. Ama benim asıl dikkatimi çeken, 60'ından sonra canı sıkılıp gidenlerin hep erkekler olmasıdır. 'Ben bu hayattan sıkıldım. Çocuklar da büyüdü. Artık kendi hayatımı yaşayacağım' diyen bir kadına rastlanmamaktadır. Sahi bu can sıkıntısı erkeklere mahsus bir konu mudur? Kadınların hiç mi canı sıkılmamaktadır?
