Diyorlar ki, pozitif düşünce anlayışı, aslında birtakım kişilere para kazandırmaktan öteye gitmeyen ‘koca bir balon’.
Diyorlar ki, pozitif düşünce ile kapitalizm arasında bir işbirliği ilişkisi var. Tüketim kültürü, bireyleri hep daha çok şey hak ettiklerine inandırdıkça, bireyler de imkanlarının ötesinde şeyler istemeye başlıyor. Kriz, kıyamet de bundan kopuyor. ABD bu yüzden bunları yaşıyor.
Pozitif düşünce ile kapitalizm arasında illa ki bir ilişki var. O meşhur Secret felsefesi değil miydi ‘Evren koskoca bir süpermarket, iste ve al!’ diyen? İnsanların istediği zenginliklere, teknelere, uçaklara, villalara kavuşma arzusunu ‘pozitif düşünce’pompalayarak körükleyen?
Bu açıdan bakınca, yani maddiyatla direkt bağlantı kurunca, pozitif düşünce anlayışı bir balon. Yok öyle ‘Hayal et, iste, resmini duvara yapıştır, senin olsun’ diye bir dünya.
Ama bırakın yatı, katı, uçağı bir yana, insana kendini iyi hissettirmek içindir pozitif düşünce. İyileştirir, tedavi eder ruhu, hatta kimi zaman bedeni de. İyi hissetmek, iyi düşünmek, mutlu olmak için olumlu düşünmeye devam tabii ama, sadece pozitif düşünceye sığınıp dünya nimetlerine sahip olabileceğini ümit etmek vahim bir çaba.
