Diyelim ki birisinden çok hoşlandınız. Arkadaşlarınız merak içinde size onda ne bulduğunuzu sordular. Siz de onlara hoşlandığınız kişide en çok dikkatinizi çeken özelliği söylediniz: 'Çok zeki, çok ilginç bir adam. Haftada üç akşam briç oynuyor.'
Aradan zaman geçti ve mutsuz olmaya başladınız. Neler olduğunu soran arkadaşlarınıza bu kez de 'Haftada üç kez briç oynamaya gidiyor. Bana hiç zaman ayırmıyor.'diye yakındınız.
Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Başta sizi çok sahiplendiği için hoşunuza giden biri, bir zaman sonra her şeyinize karıştığı gerekçesiyle itici olmaya başlayabilir. Ya da başta sizin isteklerinize özen gösterdiği için kapıldığınız biri, bir süre sonra sizin gözünüzde pasif birine dönüşebilir. Birini sevme nedeniniz olan özelliği, ondan ayrılmak istemenize neden olabilir. Peki ama neden?
Uzmanlar bunun sebebini şöyle açıklıyor: Bir önceki ilişkimizde bulamadığımız bir özelliği, karşımıza yeni çıkan kişide görürsek hemen etkileniyoruz. O kişinin diğer açılardan bize uygun olup olmadığına bakmadan sadece bir özelliğine odaklanıyoruz. Bundan dolayı da hata yapıyoruz.
Demek ki ne yapıyoruz, bir özelliğe takılmıyor, bütüne bakıyoruz!
