Tesettür modasının başı çeken markalarından birinin sahibi şöyle diyor kendisiyle yapılan bir röportajda: '2002'den bu yana yüzde 150 büyüdük. Eğer AKP 5 yıl daha iktidarda kalırsa, zannederim Türkiye'nin her yerinde mağaza açarız.'

Bu samimi açıklaması için 'Allah yollarını açık etsin' demekten başka bir şey düşmez bize. Ancak işin ticari boyutu bir yana bir de misyoner boyutu varmış. Tesettür üreten bir firma olarak açık bayanları özendirmek amacını tabii ki taşıyorlarmış. Onların misyonu buymuş.

Düzenledikleri defilelerde popüler mankenlerle çalışmalarının nedeni o hanımların işlerini iyi yapmalarıymış. Önemli olan ürünleri nasıl yansıttıklarıymış. Yaşam tarzları onları ilgilendirmezmiş.

İlk başta hoşgörü ve açık fikirlilik gibi görünse de, biraz düşünüldüğünde işin özünün açıkgözlülük ve tüccarlık olduğunu görebiliyor insan. Sen hem tesettür satacaksın, hem iç çamaşırı defilelerine çıkan kızları kullanıp şov yapacaksın, hem de televizyonlarda car car adını duyuracaksın. Ne tesettür ama!

Bir kere bütün bu olay örtünmenin mantığına ters. Dinimizde örtünmek, kadını erkeğin bakışlarından sakınmak için vardır. Örtünme nasıl olur da bir teşhir şovunun malzemesi haline gelir? Hem tesettür bir tek baş örtmek midir? Kadının uluorta teşhir edilmemesi, erkeklerin arasına karışmaması, gösterişten uzak giyinmesi, dikkat çekici hal ve tavırlar içinde olmaması değil midir?

Görünen o ki belli bir kesim için örtünmek temel amacını yitirmiş. Hatta bir şov haline gelmiş. Daracık pantolonlar, koca topuklu pabuçlar ve bol makyajlı kadınların baş örtmeleri tesettürse, ya da İslami reform dedikleri buysa, bir yerlerde bir yanlışlık yok mu sizce de?