Gazinocular Kralı rahmetli Fahrettin Aslan'ın oğlu Mehmet Aslan aylık bir kadın dergisinde köşe yazıyormuş. Son yazısında Türk kızlarının kompleksli ve asık suratlı olduklarına değinerek, kendilerine yabancı kızları örnek almalarını salık vermiş. Neymiş? Türk kızları mücevherle denize giriyor; makyajla kayak yapıyor ve 15 yaşında estetik olmaya başlıyorlarmış. Üstelik somurtkanlarmış. Mehmet Bey etrafında gördüğü bu tip kızlardan çok sıkılmış. 15 yıl yurt dışında yaşamış, yabancı kızlar hiç bizimkiler gibi değilmiş.
'Hoşlandığı adama barda içki ısmarlayan, onu beğendiğini, onunla vakit geçirmek istediğini rahatlıkla söyleyebilen kızları Paris'te, New York'ta, Kiev'de değil, Cihangir'de, Nişantaşı'nda görmek kötü mü olurdu?' diye buyurmuş.
Tamam, mücevherle denize girmeyi, makyajla kayak yapmayı ya da 15'inde estetik olmayı savunmuyoruz. Ama kendi çevresinde gördüğü beş on kokoş kızın özelliklerini tüm Türk kızlarına mal etmesini kabul edecek değiliz. Türkiye'de kaç kız 15'inde estetik ameliyat oluyor? Kaç kız kayağa gidebiliyor? Kaç kız gecelerini barlarda geçiriyor?
Aslan, 15 yıl boyunca yurt dışında yaşadığından olsa gerek, Türkiye'deki şartları da unutmuşa benziyor. Duygularını erkeklere rahatlıkla açan kızların 'hafif kız' kategorisine sokulduğu; 'evlenilecek' değil 'eğlenilecek' kızlar kadrosuna alındığı; dar kot pantolon ya da mini etek giymenin bile tecavüzü mazur gösteren unsurlar sayılabildiği bir ülkede, kalkmış bir de kızlara barlarda erkeklere içki ısmarlamalarını öneriyor.
Biz de kendisine Türk kızları hakkında ahkam kesmeden önce gazetelerin 3. sayfa haberlerini okumasını(Bkz. tahrik-tecavüz başlıklı haberler)ve mümkünse biraz da İstanbul dışında vakit geçirmesini öneriyoruz.
