Selin Karacehennem bir evlilik terapisti. 'Evlilik Sanatı Merkezi' adını verdiği ofisinde çiftlere danışmanlık yapmakla kalmıyor, bir yandan da bir televizyon kanalında 'Evlilik Sanatı' adlı bir program yapıyor. Birkaç kez programını izleme fırsatı bulduğum Selin Hanım, kendisine sorular sormak için programına bağlanan kadınlara bir anne edasıyla akıl veriyor.
Anne edasıyla diyorum, çünkü kendisi alışık olduğumuz terapist profilinden son derece farklı bir tip çiziyor. Batı kaynaklı bir tedavi yöntemi olan 'terapi'yi adeta Türkiye'ye uyarlıyor. Diğer terapistlerden farklı olarak, danışanla arasına bir parça mesafe koymak yerine, tüm sınırları aşıyor ve açık açık akıl veriyor. Verdiği 'akıllar' kimi çevrelerce tepkiyle karşılanıyor ve kadınları aşağılayan bir tarzı olduğu düşünülüyor.
Kendisine sıcak bakmayan bir kesimin varlığından haberdar olan Selin Hanım bakın bu konuda neler diyor: ''30-35 yaşları arasında, iyi para kazanan, önemli pozisyonlarda yönetici olarak çalışan kadınlar ve feministler beni eleştiriyorlar. 'Biz erkeklerle eşitiz. Bize bağıramazlar, vuramazlar' diyorlar. Erkekten bir adım geride olmayı kabul etmiyorlar''
Selin Hanım'a soruyorum: ''Kadınlar eşlerinden bir adım geride mi olmalıdırlar sizce?''
''Akıllı kadın bilerek ve isteyerek kocasının bir adım gerisinde durur. Ben size demiyorum ki gidin kendinizi ezdirin, köle olun. Sadece kadınlığınızı bilin. Diyelim ki kocanız size bağırıyor, siz o anda susun. Onu yaralı bir hayvan gibi düşünün. Yaralı bir hayvana taş atarsanız ne yapar? Size saldırır. İyisi mi siz bir iki gün bekleyin. Sinirleri yatışınca ettiği lafları ona yavaş yavaş yedirin. Ne kadar üzüldüğünüzü söyleyin. Akıllı bir kadının yapması gereken budur''diyor.
Selin Hanım bu sözleriyle 'terapistleri öcü gibi gören erkekler'i koşa koşa muayenehanesine getirtecek gibi görünüyor!
